Çocuğum Arkadaşlarıyla Anlaşamıyor: Ne Yapmalıyım?

Çocuğunuz oyunlarda kendi istediği olsun istiyor, paylaşmakta veya arkadaş edinmekte zorlanıyor mu? Akran ilişkilerini desteklemek için ebeveynlere sade öneriler.

Parkta top oynayan iki çocuk ve yakınlarında onları gözlemleyen bir ebeveyni gösteren özgün illüstrasyon

Çocuğunuz evde oldukça konuşkan ve hareketliyken başka çocukların yanındayken geri çekiliyor mu? Ya da tam tersine, arkadaşlarıyla oynamak istiyor ama her şey kendi istediği gibi olmayınca oyun tartışmaya mı dönüşüyor?

Böyle zamanlarda anne babalar “Çocuğum neden arkadaşlarıyla anlaşamıyor? Bir sorun mu var?” diye düşünebilir.

Kısa cevap: Arkadaşlarla zaman zaman anlaşamamak, tek başına psikolojik bir sorun olduğu anlamına gelmez. Birlikte oyun oynamak, sıra beklemek, başkasının fikrini dinlemek ve hayal kırıklığıyla baş etmek öğrenilen becerilerdir. Önemli olan çocuğun yaşı, yaşadığı güçlüğün sıklığı ve günlük yaşamını ne ölçüde etkilediğidir.

Çocuklar neden arkadaşlarıyla anlaşmakta zorlanır?

Her çocuğun yaşadığı güçlük aynı değildir. Bazıları yeni bir gruba katılmakta çekinir; bazıları ise oyun başladıktan sonra ortak kurallara uyum sağlamakta zorlanır.

Bunun altında farklı etkenler bulunabilir:

  • Yeni insanlarla tanışırken çekingen hissetmek
  • Başkalarının da farklı istekleri olabileceğine alışmaya çalışmak
  • Sıra bekleme ve hayal kırıklığını yönetme becerilerinin henüz gelişiyor olması
  • Başka çocuklarla yeterince oyun deneyimi yaşamamış olmak
  • Duygularını veya isteklerini kelimelerle anlatmakta zorlanmak
  • Okulda dışlanma, zorbalık ya da daha önce yaşanmış olumsuz arkadaşlık deneyimleri

Örneğin evde oyunları çoğunlukla kendi seçen bir çocuk, arkadaşının başka bir oyun istemesine şaşırabilir. O anda küsmesi veya ağlaması, “kötü huylu” olduğu anlamına gelmez. Henüz birlikte karar vermeyi öğreniyor olabilir.

Bununla birlikte çocuğun zorlanmasını yalnızca ebeveyn tutumuna bağlamak da doğru değildir. Mizaç, gelişim, çevre ve yaşanan deneyimler birlikte ele alınmalıdır.

Aşırı koruyucu ebeveynlik arkadaşlık ilişkilerini etkiler mi?

Anne babalar doğal olarak çocuklarının üzülmesini istemez. Çocuk bir işi yapamadığında hemen yardım etmek, arkadaşıyla tartıştığında araya girmek veya mutsuz olduğunu gördüğümüzde onu ortamdan uzaklaştırmak kolay bir çözüm gibi gelebilir.

Ancak çocuğu korumakla, çözebileceği her sorunu onun yerine çözmek aynı şey değildir.

Düşünün: İki çocuk hangi oyunu oynayacakları konusunda anlaşamadı. Yetişkin hemen devreye girip oyuna karar verdi. Tartışma sona erdi; fakat çocuklar birbirlerini dinlemeyi, öneri sunmayı veya anlaşma aramayı deneme fırsatını kaybetmiş olabilir.

Bu, çocuğu zorlandığı durumlarda tek başına bırakmak anlamına gelmez. Güvenliği sağlayan, gerektiğinde rehberlik eden ama yaşına uygun küçük sorunları çözmesine fırsat tanıyan bir ebeveyn yaklaşımı daha dengelidir.

Araştırmalarda aşırı koruyucu ebeveynlik ile çocukların bazı duygusal ve davranışsal güçlükleri arasında ilişki bulunmuştur. Örneğin de Roo ve arkadaşlarının 29 araştırmayı değerlendirdiği meta-analiz, küçük ama pozitif ilişkiler bildirmektedir. Araştırmaların önemli bir bölümünün gözlemsel olması nedeniyle bu sonuçlar tek başına neden-sonuç ilişkisi kanıtlamaz. Her arkadaşlık güçlüğünün sorumlusu anne baba değildir.

Çocuğum oyunda hep kendi istediği olsun istiyor. Ne yapmalıyım?

Bir çocuk oyun sırasında “Benim dediğim olacak!” diyebilir. Arkadaşı kabul etmediğinde ağlayabilir, bağırabilir veya oradan uzaklaşabilir.

Böyle bir durumda “Bencillik yapma!” demek yerine önce yaşadığı duyguyu adlandırabilirsiniz:

“Sen başka bir oyun oynamak istiyordun. Arkadaşın farklı bir şey seçince üzüldün.”

Ardından çözüm aramasına yardımcı olun:

“İkinizin de hoşuna gidebilecek bir oyun bulabilir misiniz?”

Çocuğun duygusunu anlamak, her isteğini yerine getirmek değildir. Hem onun duygusu önemlidir hem de arkadaşının farklı bir şey isteme hakkı vardır.

Çocuğunuz başka durumlarda da yoğun öfke yaşıyorsa çocuklarda öfke nöbetleri rehberimizi okuyabilirsiniz.

Çocuğum arkadaş edinemiyor: Evde hangi adımları deneyebiliriz?

1. Her küçük anlaşmazlığa hemen müdahale etmeyin

Oyuncak seçimi veya oyun sırası hakkındaki basit bir fikir ayrılığında önce kısa süre gözlemleyin. Çocukların birbirleriyle konuşmasına fırsat verin.

Ancak vurma, korkutma, tehdit veya zorbalık gibi durumlarda yetişkinin güvenliği sağlaması ve müdahale etmesi gerekir. Her çatışma zorbalık değildir; ayrımı anlamak için akran zorbalığıyla ilgili yazımıza bakabilirsiniz.

2. Evde sırayla karar verilen oyunlar oynayın

Bir tur oyunu çocuğunuz, sonraki tur siz seçebilirsiniz. Böylece her seferinde istediği oyunun oynanmayacağını güvenli bir ortamda deneyimler.

Buradaki amaç “hep paylaşmak zorundasın” mesajını vermek değil, birlikte karar verilebileceğini göstermek olmalı.

3. Arkadaşına ne söyleyebileceğini birlikte çalışın

Çocuk bazen ne istediğini bilir ama nasıl ifade edeceğini bilemez. Oyuncaklarla küçük canlandırmalar yaparak şu cümleleri deneyebilirsiniz:

  • “Ben de sizinle oynayabilir miyim?”
  • “Önce sen, sonra ben oynayalım mı?”
  • “Ben farklı bir oyun istiyorum.”
  • “Başka bir şey deneyebilir miyiz?”
  • “Bunu yapmak istemiyorum.”

Sakin bir zamanda pratik edilen cümleleri, gerçek bir anlaşmazlıkta hatırlamak daha kolay olabilir.

4. Küçük ve güvenli oyun buluşmaları planlayın

Çocuğunuzu hemen büyük bir kalabalığın içine sokmak zorunda değilsiniz. Özellikle yeni ortamlarda çekingen hisseden çocuklar için bir arkadaşıyla kısa bir oyun buluşması daha rahat bir başlangıç olabilir.

Gözlemleyin, gerektiğinde yardımcı olun; fakat her kararı siz vermeyin. Çocuğunuz yeni deneyimlere alıştıkça oyun süresi ve grup büyüklüğü değişebilir.

5. Üzüldüğünde hemen her şeyi düzeltmeye çalışmayın

Arkadaşı onun istediği oyunu oynamadığında çocuğunuz üzülebilir. “Üzülme, ben onunla konuşurum” demeden önce şu cümleyi deneyin:

“Üzüldüğünü görüyorum. Arkadaşının başka bir fikri var. İstersen birlikte ne yapabileceğini düşünelim.”

Böylece çocuğunuz hem anlaşıldığını hisseder hem de yeni bir çözüm bulmaya davet edilir.

Evde beklentilerin nasıl netleştirileceği konusunda bağırmadan sınır koyma yazımızı da inceleyebilirsiniz.

Çocuğum hiç arkadaş edinmek istemiyor. Normal mi?

Bazı çocuklar kalabalıklarda daha rahatken bazıları bir süre izlemeyi, sonra katılmayı tercih eder. Sessiz veya çekingen olmak tek başına sosyal beceri sorunu değildir.

Şu sorulara bakmak daha yararlıdır: Çocuk arkadaşlık kurmak istiyor mu? Başka çocuklarla birlikteyken keyif alıyor mu? Zorlandığında yardım alabiliyor mu? Bu durum okulunu, oyunlarını veya günlük hayatını etkiliyor mu?

Arkadaşlık kurmayı istediği hâlde sürekli geri çekilmesi, yoğun kaygı yaşaması veya sosyal ortamlardan kaçınması durumunda profesyonel değerlendirme düşünülebilir.

Beş yaşındaki bir çocuğun sosyal becerilerinden ne beklenir?

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), 5 yaş civarında oyun sırasında kurallara uyma veya sırayla oynama davranışını sosyal-duygusal gelişim göstergelerinden biri olarak ele alır.

Fakat bu bir sınav değildir. Çocukların gelişim hızları farklılık gösterebilir. Tek bir davranışın olmaması üzerinden tanı konulamaz. Gelişimle ilgili kaygı varsa çocuk hekimiyle görüşmek ve gerektiğinde ayrıntılı değerlendirme almak önemlidir.

CDC ayrıca çocukların park, oyun grubu ve benzeri ortamlarda akranlarıyla oyun oynamalarının paylaşma ve arkadaşlık becerileri için fırsatlar sunduğunu vurgular.

Çocukların arkadaşlarıyla tartışması normal mi?

Oyuncak, sıra ve oyun kuralları konusunda ara sıra anlaşmazlık yaşanabilir. Burada çatışmanın ne kadar sık olduğu, nasıl çözüldüğü ve çocuğun kendisini ne kadar güvende hissettiği önemlidir.

Tekrarlayan dışlama, güç dengesizliği, tehdit veya zarar verme varsa bu durumu yalnızca “çocuklar arasında olur” diyerek geçiştirmemek gerekir. Okul ve diğer bakım verenlerle iş birliği gerekebilir.

Çocuğumun arkadaşlık sorunu için ne zaman destek almalıyım?

Aşağıdaki durumlar değerlendirme gereksinimini düşündürebilir:

  • Arkadaş edinmek istediği hâlde sürekli zorlanması ve bundan belirgin biçimde üzülmesi
  • Sosyal ortamlarda yoğun korku veya kaçınma yaşaması
  • Tekrarlayan saldırganlık veya çok yoğun öfke tepkileri
  • Okul, aile veya günlük oyun yaşamının belirgin biçimde etkilenmesi
  • Dil, iletişim veya gelişimin başka alanlarıyla ilgili kaygıların da bulunması
  • Sürekli dışlanma ya da zorbalık yaşandığından şüphelenilmesi

Değerlendirme yalnızca çocuğun davranışına bakılarak yapılmaz; aile, okul, gelişim dönemi ve çocuğun yaşadığı deneyimler birlikte ele alınır.

Sık sorulan sorular

Çocuğumun hiç arkadaşı yok. Endişelenmeli miyim?

Önce yaşını, arkadaşlık kurabileceği ortamların olup olmadığını ve kendisini nasıl hissettiğini değerlendirin. Arkadaşlık istiyor ama sürekli başarısız hissediyorsa veya belirgin sıkıntı yaşıyorsa destek yararlı olabilir.

Çocuğum oyuncaklarını paylaşmıyor. Bencil mi?

Hayır. Paylaşmak, sıra beklemek ve birlikte karar vermek zamanla öğrenilir. Zorla paylaştırmak yerine küçük oyunlar ve yaşına uygun model olma daha yapıcı olabilir.

Arkadaşları onu oyuna almayınca ağlıyor. Ne yapmalıyım?

Önce üzüntüsünü kabul edin. Başkalarının her zaman birlikte oynamak zorunda olmadığını, bunun çocuğunuzun değersiz olduğu anlamına gelmediğini anlatın. Tekrarlayan dışlama varsa durum ayrıca incelenmelidir.

Aşırı koruyucu olmak çocuğun özgüvenini azaltır mı?

Bazı araştırmalar aşırı koruyucu tutumlarla duygusal ve davranışsal güçlükler arasında ilişki göstermektedir. Ancak bu bulgular doğrudan neden-sonuç kanıtı değildir. Çocuğa güvenli sınırlar içinde küçük seçimler ve sorun çözme fırsatları tanımak yararlı olabilir.

Sonuç: Çocuğun her sorununu çözmek yerine öğrenmesine eşlik edin

Çocuklar arkadaşlık kurmayı öğrenirken bazen anlaşamaz, bazen üzülür, bazen de hata yapar. Yetişkinin görevi her tartışmayı ortadan kaldırmak değil; gerektiğinde yanında olmak, güvenliği sağlamak ve kendi çözümünü bulmasına yaşına uygun fırsat vermektir.

Çocuğun yalnızca korunmaya değil, güvenli bir ortamda deneyim kazanmaya da ihtiyacı vardır.

Sosyal güçlükler kalıcılaşıyor veya okul, oyun ve aile yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa çocuk psikoloğuna ne zaman başvurmalı rehberimizde değerlendirme işaretlerini ve ilk görüşme hazırlığını ele aldık.

Van’da çocuk ve ergen psikolojisi hakkında bilgi

Van İpekyolu’nda çalışmalarını sürdüren Uzman Klinik Psikolog Elif Tüci Eşmeli’nin çocuk ve ergen psikolojisi çalışma alanını inceleyebilir; görüşme süreci ve uygunluk hakkında bilgi almak için iletişim sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; tanı veya kişiye özel değerlendirme yerine geçmez.

Bilimsel kaynaklar ve ek okuma

İlk adımı sakin ve net bir şekilde planlayın

Görüşmenin uygunluğu, çalışma biçimi ve randevu seçenekleri hakkında kısa bilgi alabilirsiniz.